Güneş paneli, üzerinde güneş enerjisini soğurmaya yarayan birçok güneş hücresi bulunduran bir enerji kaynağıdır. 6-30 panellik bir sistem, ihtiyaç olan yerlerde bir evin, 3000 watt'lık bir sistem ortalama bir binanın tüm elektrik ihtiyacını karşılayabilir.
Bir güneş enerjisi paneli; kabaca silikon hücreleri, metal çerçeve, cam muhafaza ünitesi ve panel üzerinden üretilen elektrik akımını aktarmak için kullanılan doğrusal akım ve alternatif akım kablolarından oluşur. Silikon, güneş ışığını emmesine ve kullanılabilir elektriğe dönüştürmesine izin veren iletken özelliklere sahip bir ametaldir. Işık bir silikon hücresine çarptığında silikon hücrelerin üzerindeki elektronların harekete geçirilmesine neden olarak elektrik akımı akışını başlatır. Bu “fotovoltaik (FV) etki” olarak bilinir ve güneş paneli teknolojisinin genel işlevselliğini açıklar.
Güneşimizi aslında doğal bir nükleer reaktör olarak da düşünebiliriz. Bu çerçevede güneşten dünyaya yaklaşık 8,5 dakika içinde 150+ milyon km seyahat eden foton adı verilen küçük enerji paketleri seyahat ederler.
Bu kısa seyahat sonucunda yeryüzüne ulaşan enerji paketleri sadece bir saatlik bir zaman diliminde, teorik olarak bile olsa, gezegenimize bir yıl boyunca yetecek enerjiyi içermektedirler. Dolayısı ile aslında çok büyük bir potansiyele sahip olan güneş enerjisine hepimiz daha fazla öncelik vermeliyiz ki karbon salınımını azaltıp sürdürebilir bir enerji üretimine geçiş yapabilelim.
Silikon bazlı güneş hücrelerini kullanarak güneş ışığını doğrudan elektriğe dönüştürebiliriz. Her gün ışık, güneş panellerine fotonlarla (güneş ışığı parçacıkları) çarpar. Güneş paneli bu fotonları doğru akım (“DC”) elektronlarına dönüştürür. Elektronlar güneş panelinden ve bir invertöre ve diğer elektrikli güvenlik cihazlarına akar. Evirici, “DC” gücünü alternatif akıma veya “AC” gücüne dönüştürür. AC gücü, televizyon, bilgisayar ve ekmek kızartma makinelerinin duvar prizine takıldığında kullandıkları elektrik türüdür.